
ÇOCUĞUM OKULA GİTMEK İSTEMİYOR!
Çocuğun okula gitmek istememesi birçok ebeveyn için oldukça zorlayıcı bir süreçtir. Sabah ağlayarak uyanan, kapıya tutunan, “Ben okula gitmek istemiyorum” diyen bir çocuk karşısında anne babalar çoğu zaman ne yapacaklarını bilemezler. Bazı ebeveynler bu durumu “şımarıklık” ya da “inat” olarak değerlendirebilirken, bazıları ise yoğun bir kaygıyla çocuğunun başına kötü bir şey geleceğinden korkabilir. Oysa çoğu zaman okul reddinin altında çocuğun taşımakta zorlandığı bir duygu vardır.
Her çocuk okula gitmek istememe davranışını farklı nedenlerle yaşayabilir. Bazı çocuklar için bu durum ayrılık kaygısıyla ilişkilidir. Özellikle ebeveynden ayrılmakta zorlanan çocuklar okul ortamına girdiklerinde yoğun bir güvensizlik yaşayabilirler. “Ya anneme bir şey olursa?”, “Ya beni almaya gelmezse?” gibi düşünceler çocuk tarafından her zaman sözel olarak ifade edilmese de davranışlarda kendini gösterebilir.
Bazı çocuklar ise sosyal ilişkilerde zorlanabilir. Arkadaş edinmekte güçlük yaşamak, dışlanma hissi, öğretmenden çekinmek ya da sınıf içinde hata yapmaktan korkmak çocuk için okulu kaygı veren bir alan haline getirebilir. Özellikle mükemmeliyetçi yapıya sahip çocuklarda “yanlış yapma korkusu” okul reddinin altında sıkça görülebilir.
Bazen de çocuk uzun bir süre okula sorunsuz şekilde giderken, hayatındaki bazı değişimlerden sonra bir anda okula girmekte zorlanmaya başlayabilir. Yeni bir kardeşin doğumu, taşınma, aile içindeki çatışmalar, kayıp yaşantıları, ebeveynin hastalığı, öğretmen değişimi ya da çocuğun kendini duygusal olarak sarsılmış hissettiği dönemler bu süreci tetikleyebilir. Anne babalar bu durumda genellikle “Ama daha önce çok güzel gidiyordu” diyerek şaşkınlık yaşayabilirler. Ancak çocukların iç dünyasında yaşanan değişimler bazen davranışlara bir süre sonra yansıyabilir. Çocuk için okul, ayrılığı ve güvende hissetmediği duyguları temsil etmeye başlayabilir.
Bu süreçte ebeveynlerin yaklaşımı oldukça önemlidir. Çocuğu zorla okula göndermeye çalışmak, tehdit etmek ya da yoğun öfke göstermek çocuğun kaygısını artırabilir. Ancak tamamen çocuğun isteğine göre hareket edip uzun süre okula gitmemesine izin vermek de kaygının güçlenmesine neden olabilir. Bu nedenle çocuğun duygusunu anlayan ama aynı zamanda sınırı koruyan bir yaklaşım oldukça kıymetlidir.
“Gitmek istemiyorsun çünkü zorlanıyorsun gibi hissediyorum” diyebilmek çocuğun anlaşılmış hissetmesine yardımcı olur. Çünkü çocuk çoğu zaman davranışının altında yatan duyguyu tek başına düzenlemekte zorlanır. Önce anlaşılmaya, sonra desteklenmeye ihtiyaç duyar.
Ben terapi süreçlerinde çocuklarla özellikle deneyimsel oyun terapisi yaklaşımıyla çalışıyorum. Çünkü çocuklar kaygılarını çoğu zaman doğrudan anlatmak yerine oyun içinde gösterirler. Okula gitmek istemeyen çocukların oyunlarında ayrılık temaları, kontrol ihtiyacı, korkular, çaresizlik hissi ya da yoğun güven arayışı sıkça görülebilir. Oyun, çocuğun iç dünyasına ulaşabilmek için oldukça önemli bir alan sağlar.
Terapi sürecinde yalnızca çocukla değil, ebeveynlerle kurulan iş birliği de oldukça önemlidir. Çünkü okul reddi yaşayan çocuklarda çoğu zaman çocuğun kaygısıyla birlikte ebeveynin kaygısı da sürecin içine dahil olur. Bu nedenle aileye çocuğun duygusunu anlamak, vedalaşma süreçlerini düzenlemek, güven veren ama net bir tutum oluşturmak konusunda da destek olmak gerekir.
Her çocuğun süreci birbirinden farklıdır. Bazı çocuklar kısa sürede uyum sağlarken bazıları için bu süreç daha zamana yayılan bir duygusal çalışma gerektirebilir. Ancak çocuğun davranışının altında yatan ihtiyacı anlayabilmek, sürecin en önemli adımlarından biridir. Çünkü bazen “Okula gitmek istemiyorum” cümlesinin altında aslında “Kendimi güvende hissetmiyorum” duygusu vardır.
Çocukların ihtiyaçlarına göre terapi sürecinde BDT (Bilişsel Davranışçı Terapi), psikanalitik yaklaşım, deneyimsel oyun terapisi ve farklı müdahale yöntemleri birlikte değerlendirilebilmektedir. Esenler’de bulunan danışmanlık ofisimizde çocukların duygusal süreçlerini anlayabilmek ve ebeveynlere bu süreçte destek olabilmek için çalışmalarımızı sürdürmekteyiz.