Çocuğum Neden Yalan Söylüyor?

Esenler Klinik Psikolog Ayşenur Kaya

ÇOCUĞUM NEDEN YALAN SÖYLÜYOR?

Çocuğun yalan söylemesi çoğu ebeveyn için kaygı verici bir durumdur. Bir şey kırıldığında “Ben yapmadım” demesi, ödevini yapmadığı halde yaptığını söylemesi ya da yaşanmayan bir olayı olmuş gibi anlatması anne babalarda çoğu zaman öfke, hayal kırıklığı ve endişe yaratabilir. Ancak çocukların yalan söyleme davranışı yalnızca “yanlış bir davranış” değil, aynı zamanda iç dünyalarına dair önemli bir mesaj da taşıyabilir.

Çocuk, gelişim süreci boyunca yoğun duygular yaşar. Korku, suçluluk, kıskançlık, öfke ya da yetersizlik hissi gibi duygular bazen çocuk için taşınması zor deneyimler olabilir. Yalan söylemek de kimi zaman bu zorlayıcı duygularla baş etmek için kullanılan bir savunma haline gelir.

Örneğin bir çocuk annesini çok kızdırmaktan korkuyorsa, yaptığı şeyi inkâr edebilir. Buradaki amaç çoğu zaman kandırmak değil; ilişkinin bozulmasından, sevgiyi kaybetmekten ya da cezalandırılmaktan korunmaya çalışmaktır. Çocuk, benliğini kaygıdan korumaya çalışıyordur.

Bazı çocuklar ise iç dünyalarında olmak istedikleri kişi ile olduklarını düşündükleri kişi arasında bir fark yaşarlar. “Öğretmen beni seçti”, “Herkes beni alkışladı” gibi gerçek olmayan anlatılar bazen çocuğun görülme, değerli hissetme ve yeterli olma ihtiyacını yansıtabilir. Çünkü çocuk, henüz eksiklik duygusuyla sağlıklı şekilde baş edemediğinde, hayal ettiği benliği sözleriyle yaratmaya çalışabilir.

Özellikle küçük yaş çocuklarında hayal ile gerçek arasındaki sınır da tam olarak net değildir. Çocuk oyun kurarken nasıl farklı rollere giriyorsa, bazen anlattıkları da bu oyun alanının bir parçası olabilir. Bu nedenle her yalanı manipülatif bir davranış gibi değerlendirmek yerine, çocuğun gelişim dönemini ve duygusal ihtiyacını anlamak önemlidir.

Peki ebeveynler bu durumda ne yapabilir?

Öncelikle çocuğu “yalancı” olarak etiketlemekten kaçınmak gerekir. Çünkü çocuk kendisini nasıl görmeye başlarsa, davranışları da zamanla o kimliğe yaklaşabilir. Sert cezalar, aşağılamak ya da utandırmak ise çocuğun kaygısını artırabilir ve doğruyu söylemesini kolaylaştırmak yerine daha da zorlaştırabilir.

Bunun yerine çocuğun duygusunu anlamaya çalışmak önemlidir. “Bunu söylemek senin için zor olmuş olabilir”, “Korkmuşsun gibi hissediyorum” gibi yaklaşan bir dil, çocuğun savunmasını azaltabilir. Çocuk, hata yaptığında da ilişkisinin devam ettiğini hissetmeye ihtiyaç duyar. Çünkü güven duygusu geliştikçe çocuk gerçek duygularını saklama ihtiyacı da daha az hisseder.

Ben terapi süreçlerinde, özellikle 2 ve 10 yaş arasındaki çocuklarla özellikle deneyimsel oyun terapisi yaklaşımıyla çalışıyorum. Çünkü çocuklar çoğu zaman sözcüklerle ifade edemedikleri duyguları oyun içinde görünür hale getirirler. Yalan söyleme davranışının altında yatan korkular, çatışmalar, suçluluk hisleri ya da görülme ihtiyaçları da oyun sırasında kendini gösterebilir. Çocuk davranışıyla değil, davranışın altında taşıdığı duyguyla anlaşılmaya ihtiyaç duyar. 10 yaş üzerinde ki gençlerde ise Bilişsel davranışçı terapi, psikanalitik terapi ya da yapılandırılmış diğer terapötik müdahaleler ile danışanın ihtiyacına uygun bir terapi ekolüyle çalışıyorum. Esenler ve çevresinde çocuk, ergen ya da aile danışmanlığı alanında psikolojik desteğe ihtiyaç duyuyorsanız güvenli ve destekleyici bir terapi süreci için ofisimize bekleriz.

PSİKOLOG MELEK NUR ÜNSAL